Antalyaspor Deplasmanı

by beyazsaid
0 yorum

Antalyaspor ile oynadığımız, Süper Lig 2019-20 Cemil Usta Sezonu 8. hafta müsabakasını Gençlerbirliği 0-6 kazandı. Maç blogunu Beyaz Said yazdı. Keyifli okumalar.


Tunalı Hilmi Caddesi’ndeydim. Havaların dengesizleşmesi ve biraz da dikkatsiz giyinme yüzünden boğazım gıcıklanıyordu. Benim gibi hastalık namzeti bir arkadaşımla Bestekar’daki TeaCo’ya oturduk, ballı ve yaseminli yeşil çay içmeye koyulduk. Nedense Antalyaspor maçının 15:30’da başlayacağını zannediyordum ona göre de rahat hareket ediyordum. Saat 15’te, yavaşça hazırlanıp Olgunlar’a geçmeye karar verdiğim sırada, telefonuma maçın başladığının haberi geldi. Alelacele çıkıp Olgunlar’a doğru koştururken bir bildirim daha geldi: Dakika 1, gol Candeias. Bestekar’da bıraktığım arkadaşıma mesaj attım, ilk defa bir maça geç kaldığımı ve Gençlerbirliği’nin o sırada gol attığını söyledim. Arkadaşım, koşarak gidersem ikinci gole yetişebileceğimi söyledi. Yetişemedim.

Konur Sokak’tan Olgunlar’a çıkmama 100 metreden az bir mesafe kalmıştı ki, onlarca insanın hep bir ağızdan “Goool” diye bağırdıklarını duydum. Alerta’ya vardığımda insanlar hâlâ ayaktaydılar. Henüz maçın 13. dakikasında, Candeias’ın asistinde Giovanni Sio topu ağlarla buluşturmuş, Gençlerbirliği’ni Antalyaspor karşısında 0-2 öne taşımıştı. (Candeias, Sio’nun ofsayta takılmaması için son çizgiye kadar inip orta yaptığını düşünüyorum nedense.)

Tek tek bütün golleri ve önemli dakikaları anlatmak istemiyorum tabii ki. Üçüncü golden sonra oyun disiplininden iyice düşen Antalyaspor’da, Bahadır Öztürk, 23. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı. Sio, Candeias ve Stancu‘nun golleriyle maçın skoru tayin edildi: Antalyaspor 0-6 Gençlerbirliği.

Antalyaspor Maçında Alerta Bayram Yerine Döndü

Sezonun başından beri galibiyet hasreti çeken Gençlerbirliği taraftarlarının yüzlerini görmeliydiniz. Şaşkınlıkla mutluluk birbirine karıştı. Her yeni gelen golle birlikte, gol heyecanı yerini bir kahkaha tufanına bırakmaya başladı. İnsanlar birbirleriyle şakalaşmaya başladılar, Alerta’dan Erkan Abi Antalyaspor tezahüratları yapmaya başladı. Ben insanların fotoğraflarını çekmeye odaklandım (ben odaklandıkça Gençlerbirliği gol atmaya devam etti) ve Ankara Rüzgârı Kartpostalları’nı satmaya başladım.

Olgunlar’da maç sonrası, şampiyonluk sevincimizin küçük bir tekrarını yaşadık. Meşaleler yandı, şarkılar söylendi, insanlar grup grup bana gelip toplu fotoğraflar çektirdiler. Ben de, acar bir gazeteci edasıyla, kameramı elime alıp yanan meşalelerin altına girdim. (Sağıma soluma düşen parçalardan ufak tefek hasar gördüysem de kalıcı bir yara olmadı çok şükür.) Bir kamera sabitleyicim olmadığı için (doğum günümde bana bir sabitleyici almak isterseniz hayır demem :D) videoyu bilgisayarda sabitlemeye çalıştığım. O yüzden görüntü kalitesi mükemmel değil, idare edin.

Livorno’da Çok Duramadım

Alkaralar’ın gelenekselleşen maç sonrası Livorno buluşmasını kaçırmak istemedim ama canlı yayına kalacak kadar vaktim yoktu. Bu yüzden, bir sigara içecek kadar oturdum, iki üç fotoğraf çektim (yalnızca Arın’ın fotoğrafları kayda değer çıktı) ve galibiyet mutluluğunu yaşaya yaşaya Olgunlar’dan ayrıldım. Kasım ayının başında Arın’ların grubu Bam Bam Bam’ın bir konserine gideceğim. Konser hakkında yazacağım blogun fotoğrafı hazır bile.


Not: Livorno’da, kendisinin istemediği bir enstantanesini sosyal medyada paylaştığım için bana kızan Ekin, çok haklısın, çok özür diliyorum. N’olur affet beni!

Benzer Gönderiler

Yorum Bırakın

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept