Gençlerbirliği Nasıl Küme Düştü II: Kâbus Sezonu Başlıyor

by Berkay Şen
0 yorum

Gençlerbirliği, efsane başkan İlhan Cavcav’ın adının verildiği sezonda küme düşmüştü. Berkay Şen, kırmızı siyahlıların küme düşme sürecini anlatan bir yazı dizisi hazırladı. Dizinin ikinci yazısında, kâbus sezonunun ilk devresini inceliyoruz.


Gençlerbirliği, ilk maçlarda o kadar kırılgan bir oyun sergiliyordu ki, değil skor yapmak rakip hücumlarının karşısında eriyordu. Orta sahada dirençli oyuncu yoktu. Kamal Issah ve Diallo Guidileye defansif orta saha olarak gözükmesine karşın ayakta durmakta bile zorlanıyorlardı. Bekler aksıyor, top hücum bölgesine götürülemiyordu. Gençlerbirliği camiası Aydın Karabulut’u bile özler olmuştu. Santrafor bölgesi Stancu’dan sonra haraptı. Skuletic hazır gözükmüyordu. Vedat Muriqi, Özat tarafından istenmeyen oyuncu durumuna düşürülmüştü. Çin’den gelen Jailton, hızıyla öne çıkmaya çalışıyordu fakat Süper Lig’in fiziksel oyununa uyum sağlaması zor olacaktı. Tüm bunların yanında formasyon sıkıntısı vardı. Özat, geçen seneki oyun planını sürekli değiştirmeye başladı. Fenerbahçe maçında beşli savunmayla sahaya çıkan Gençlerbirliği mağlup oldu ve Murat Cavcav, Ümit Özat’ın görevine son verdi.

Dördüncü Kez Mesut Bakkal

Kırmızı karalı taraftarlar bu ayrılığa sevinmişlerdi. Özat’ın duruşu, takım planı, mizacı taraftar tarafından olumsuz karşılanıyordu. Bu ayrılık sonrası yükselişe geçmeyi umuyorlardı. Murat Cavcav ve yönetim kurulu, teknik direktörlük görevini Mesut Bakkal’a verdi. Bakkal’ın Gençlerbirliği’ne dördüncü gelişiydi bu. Transfer dönemi daha kapanmamıştı, takımın eksikliklerini gören Bakkal, takviye istedi fakat zaten transferler dolayısıyla zan altında kalan yönetim bu teklifi reddetti. Yapılan transferlerin bilinçli yapıldığını göstermek istiyorlardı. Şüphesiz bu da bir kumardı ve Gençlerbirliği bu şans oyununun sonuçlarını acı bir şekilde görecekti.

Gençlerbirliği eski teknik direktörü Mesut Bakkal

Mesut Bakkal, oyun olarak bir şeyi değiştiremedi. Sadece kadroda oynamalar yaptı. Gençlerbirliği’nin oyun olarak geriliği devam ediyordu. Üst üste gelen Göztepe ve Trabzonspor deplasmanlarında Kırmızı Şimşekler altı gol yiyip üç gol atabildi ve iki maçta da mağlup oldu. Yaz transfer döneminde yapılan takviyelerin yetersizliği bu maçlarda daha da belli olmaya başladı. Sonraki hafta Ankara’daki Başakşehir galibiyeti camia için büyük moral oldu. Uzatma dakikalarında Skuletic, rakip savunmanın hatasını affetmedi ve takımının bu sezondaki ilk galibiyetini kazandırdı. Alanya deplasmanında her şey eskiye dönmüş gibiydi. Vagner Love, Gençlerbirliği savunmasını kolayca geçiyor, gol atıyor, asist yapıyordu. Hücumda da etkisiz kalan Gençlerbirliği için mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Gençlerbirliği’nin Beşiktaş Galibiyeti

Sonraki hafta Gençlerbirliği, büyük mücadele vererek Beşiktaş’ı Ahmet İlhan ve Vedat Muriqi’nin golleri ile yenmeyi başardı. Bu maç camiaya umut veren bir diğer maç oldu. Maç sonunda Bakkal çok mutluydu, mücadeleden dolayı sevinç içerisinde röportaj veriyordu. Bu maçta Özat’tan bir taktik almış olabilirdi: Zeki Yavru’ya orta sahada görev verdi, yüksek mücadeleden dolayı sırıtmadı. Taraftar-camia, bu mücadelenin devamını görmek istiyordu, Ankara deplasmanlarını rakipler için korkutucu olmasını istiyorlardı. Fakat öyle olmadı.

Bir sonraki hafta Akhisar deplasmanında öne geçen Gençlerbirliği, üstünlüğünü koruyamadı ve sahadan beraberlikle ayrıldı. Bu bir puan sezonun ilk deplasman puanıydı. Vedat Muriqi, bu maçta da golünü attı ve kendini gösterdi.

Ankara’da Gençlerbirliği, Malatyaspor karşısında hiçbir varlık gösteremedi. Hücum hattı Ahmet İlhan, Vedat Muriqi ve Serdar Özkan’dan oluşuyordu. Son dönemlerin en etkisiz hücum hattıydı bu. Orta sahada Zeki Yavru, Khalili ve Scekic çok yumuşak kalıyordu. Defansın göbeğinde Claro öne çıkıyordu ama beklerin aksaması, orta saha direncinin olmaması onu da etkisiz hâle getiriyordu. Nitekim, Malatya 1-0 sonuç ile maçı kazanmıştı.

Gençlerbirliği Ligin Dibine Demir Attı

Deplasmandaki Galatasaray maçı bu sezon için ölçü olamazdı fakat taraftar en azından direnç bekliyordu. 5-1 hezimetle Ankara’ya döndü kırmızı karalar. Bu maçın bir diğer üzücü tarafı da Claro ve Politevich’in cezalı duruma düşmesiydi. Haftaya Kayseri maçında stoper tandemi değişecekti. Ndiaye Göztepe maçında bu ligin stoperi olmadığını göstermişti. Mert Çetin de ilk kez Gençlerbirliği forması giydi.

Gençlerbirliği futbolcusu Politevich
Politevich

Kayserispor maçını izleyen taraftar oyunu görünce tüm umudunu kaybetti. Oyunun hâkimi Kayserispor’du, öne de geçtiler, Jailton hemen sonra kendisinden beklenmeyen bir şekilde kafa vuruşuyla topu ağlara gönderip eşitliği sağladı ve takımlar soyunma odasına bu skorla gitti. İkinci yarı da yine Kayseri bastırıyordu. Golü de buldular. Bakkal oyuna ortak olmak için Vedat’ı oyuna aldı fakat ota sahada ve kanatta oyunu üçüncü bölgeye götürecek oyuncular yoktu. Formsuzluk takımın her oyuncusunu etkisi altına almıştı. Takım bir şeylerden huzursuz gibiydi. Mücadele etmiyorlardı. Gençlerbirliği, Karabükspor’un bile gerisine düşerek ligin dibine demir attı.

Mesut Bakkal ile Yollar Ayırıldı, Özat Tekrar Göreve Geldi

Bir şeylerin değişmesi gerekiyordu. Tabi bu değişim teknik direktörlük koltuğunda yaşanacaktı. Mesut Bakkal’ın görevine son verildi. Bakkal, basın toplantısı yaparak durum değerlendirmesi yaptı. Göreve geldiğinde iki veya üç tane oyuncunun alınmasını istediğini, isim verdiğini ama alınmadığını söyledi. Basın toplantısının en önemli noktası da Bakkal’ın şu sözleriydi: “Takımı sabote eden oyuncular var.” Bu açıklama her şeyi açıklıyor nitelikteydi. Bakkal’ın diğer sözleri yönetim tarafından büyük tepki ile karşılandı. Mesut Bakkal, bir daha tesisin kapısından içeri giremezdi artık. O da çok umursamadı bu durumu zaten.

Yeni teknik direktörün kim olacağı sorusu camia içerisinde dolaşıyordu. Kulislerdeki isimler iç açıcı değildi. Fakat kim olursa olsun yönetim aldığı bir kararla Gençlerbirliği’ni, Türk Spor Medyasında gülünç duruma soktu: Ümit Özat yeniden göreve getirildi. Başkan Cavcav, Özat’a hata yaptığını, bu kadroyu onun kurduğunu ve takımı başarıya onun getireceğine olan inancını dile getirdi. Özat da bu görevi kabul etti. Camia, yönetime tepki gösterdi. Özat, istenmeyen durumundaydı. Fakat yönetim onun arkasındaydı.

Osmanlıspor deplasmanında yine taktik değişiklikler göze çarptı. Beşli savunma geri dönmüştü. Ama oyunun silikliği devam ediyordu. Kötü günler geçiren Osmanlıspor rahat bir galibiyet aldı. Özat, basın toplantısında maç ile ilgili fazla yorum yapmadı. Bu maçın kazanımı Elvis Manu olmuştu. Etkili bir performans sergiledi fakat skor yapamadı.

Gençlerbirliği futbolcusu Elvis Manu
Elvis Manu

Devre Arasına Dört Kala

Sivas maçı, yeniden dirilmenin başlangıcı oldu. Sezonun en iyi oyununu oynayan Gençlerbirliği, rakibini 4-0 mağlup etti. Elvis Manu attığı iki golle galibiyetin mimarı oldu. Sivas savunmasını alt üst etti; taraftar, takımı ileri taşıyan Manu’yu sevmişti. Peki, performansını devam ettirebilecek miydi?

Ligin devre arasına üç maç kalmıştı. Özat’ın mağlubiyete tahammülü yoktu. Maçları kazanamasa bile kaybetmeyecekti. Bu kolay gözükmüyordu çünkü Gençlerbirliği’nin en zayıf noktası savunmasıydı. Yine de üç maçlık periyotta üç beraberlik alındı. Jailton ve Manu hızlarıyla öne çıktı, takım bu maçlarda direnç göstermişti fakat yine kazanılabilecek maçlarda beraberliğe razı olunmuştu.

Benzer Gönderiler

Yorum Bırakın

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept